A'la Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

A'la Suresi’nin Arapça-Türkçe okunuşu, anlamı ve faziletleri. Kur'an-ı Kerim'de yer alan A'la Suresi oku, 19 ayetin anlamını keşfet ve A'la Suresi hakkında merak edilen tüm bilgilere ulaşın.

Hakkında

Mekke döneminde inmiştir. 19 âyettir. Sûre, adını birinci âyette yer alan ve AllahTeâlâ’yı niteleyen “el-A’lâ” kelimesinden almıştır. A’lâ, en yüce demektir.

Nuzül

Mushaftaki sıralamada seksen yedinci, iniş sırasına göre sekizinci sûredir. Tekvîr sûresinden sonra, Leyl sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayet de vardır (Şevkânî, V, 492).

Konusu

Sûrede Allah, vahiy ve Kur’an, peygamber ve tebliğ görevi, tebliğ karşısında insanların takındıkları farklı tavırlar ve bunun ebedî hayattaki sonuçları ele alınmıştır.

Fazileti

Kaynaklarda, Hz. Peygamber’in A‘lâ sûresini okumaktan büyük zevk aldığı; vitir, bayram ve cuma namazlarında onu okuduğu bildirilmektedir (bk. İbn Kesîr, VIII, 399-400; Emin Işık, “A‘lâ Sûresi”, DİA, II, 310-311).

Ala Suresi Okunuşu ve Anlamı (A'lâ Sûresî)

سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى (١)

Sebbihısme rabbikel a’lâ. ﴾1﴿

Diyanet: Yüce Rabbinin adını tespih et. ﴾1﴿

Diyanet Vakfı: Yüce Rabbinin adını, ﴾1﴿

E. Hamdi Yazır: Rabbinin yüce adını tesbih et. ﴾1﴿

الَّذِي خَلَقَ فَسَوَّى (٢)

Ellezî halaka fesevvâ. ﴾2﴿

Diyanet: O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır. ﴾2﴿

Diyanet Vakfı: Yaratıp düzene koyan, ﴾2﴿

E. Hamdi Yazır: Yaratıp düzene koyan O'dur. ﴾2﴿

وَالَّذِي قَدَّرَ فَهَدَى (٣)

Vellezî kaddere fe hedâ. ﴾3﴿

Diyanet: O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir. ﴾3﴿

Diyanet Vakfı: Takdir edip yol gösteren, ﴾3﴿

E. Hamdi Yazır: Takdir edip hidayeti gösteren O'dur. ﴾3﴿

وَالَّذِي أَخْرَجَ الْمَرْعَى (٤)

Vellezî ahrecel mer’â. ﴾4﴿

Diyanet: O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir. ﴾4﴿

Diyanet Vakfı: (Topraktan) yeşil otu çıkaran, ﴾4﴿

E. Hamdi Yazır: Otlağı çıkaran, ﴾4﴿

فَجَعَلَهُ غُثَاءً أَحْوَى (٥)

Fe cealehu gusâen ahvâ. ﴾5﴿

Diyanet: O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir. ﴾5﴿

Diyanet Vakfı: Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et. ﴾5﴿

E. Hamdi Yazır: Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur. ﴾5﴿

سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسَى (٦)

Senukriuke fe lâ tensâ. ﴾6﴿

Diyanet: Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın. ﴾6﴿

Diyanet Vakfı: Sana (Kur an'ı) okutacağız; sen hiç unutmayacaksın. ﴾6﴿

E. Hamdi Yazır: Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın. ﴾6﴿

إِلَّا مَا شَاءَ اللَّهُ إِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفَى (٧)

İllâ mâ şâallâh(şâallâhu), innehu ya’lemul cehre ve mâ yahfâ. ﴾7﴿

Diyanet: Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de. ﴾7﴿

Diyanet Vakfı: Artık Allah'ın dilediği hariç, Şüphesiz Allah, açığı ve gizleneni bilir. ﴾7﴿

E. Hamdi Yazır: Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de. ﴾7﴿

وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَى (٨)

Ve nuyessiruke lil yusrâ. ﴾8﴿

Diyanet: Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz. ﴾8﴿

Diyanet Vakfı: Seni en kolaya muvaffak kılacağız. ﴾8﴿

E. Hamdi Yazır: Seni en kolay yola muvaffak kılacağız. ﴾8﴿

فَذَكِّرْ إِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرَى (٩)

Fe zekkir in nefeatiz zikrâ. ﴾9﴿

Diyanet: O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver. ﴾9﴿

Diyanet Vakfı: O halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver. ﴾9﴿

E. Hamdi Yazır: Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse. ﴾9﴿

سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشَى (١٠)

Seyezzekkeru men yahşâ. ﴾10﴿

Diyanet: Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır. ﴾10﴿

Diyanet Vakfı: (Allah'tan) korkan öğütten yararlanacak. ﴾10﴿

E. Hamdi Yazır: Saygısı olan öğüt alacaktır. ﴾10﴿

وَيَتَجَنَّبُهَا الْأَشْقَى (١١)

Ve yetecennebuhel eşkâ. ﴾11﴿

Diyanet: En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır. ﴾11﴿

Diyanet Vakfı: Kötü kimse ise öğütten kaçınacaktır. ﴾11﴿

E. Hamdi Yazır: Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır. ﴾11﴿

الَّذِي يَصْلَى النَّارَ الْكُبْرَى (١٢)

Ellezî yaslen nârel kubrâ. ﴾12﴿

Diyanet: En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır. ﴾12﴿

Diyanet Vakfı: O ki,en büyük ateşe girecektir. ﴾12﴿

E. Hamdi Yazır: O ki, en büyük ateşe girecektir. ﴾12﴿

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَى (١٣)

Summe lâ yemûtu fîhâ ve lâ yahyâ. ﴾13﴿

Diyanet: Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar. ﴾13﴿

Diyanet Vakfı: Sonra o, ateşte ne ölür ne de yaşar. ﴾13﴿

E. Hamdi Yazır: Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır. ﴾13﴿

قَدْ أَفْلَحَ مَنْ تَزَكَّى (١٤)

Kad efleha men tezekkâ. ﴾14﴿

Diyanet: Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer. ﴾14﴿

Diyanet Vakfı: Doğrusu feraha ermiştir temizlenen, ﴾14﴿

E. Hamdi Yazır: Doğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen. ﴾14﴿

وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّهِ فَصَلَّى (١٥)

Ve zekeresme rabbihî fe sallâ. ﴾15﴿

Diyanet: Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer. ﴾15﴿

Diyanet Vakfı: Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden. ﴾15﴿

E. Hamdi Yazır: Rabbinin adını anıp namaz kılan. ﴾15﴿

بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا (١٦)

Bel tu’sırûnel hayâted dunyâ. ﴾16﴿

Diyanet: Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz. ﴾16﴿

Diyanet Vakfı: Fakat siz (ey insanlar! ) dünya hayatını tercih ediyorsunuz. ﴾16﴿

E. Hamdi Yazır: Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. ﴾16﴿

وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَى (١٧)

Vel âhıretu hayrun ve ebkâ. ﴾17﴿

Diyanet: Oysa âhiret, daha hayırlı ve süreklidir. ﴾17﴿

Diyanet Vakfı: Oysa ahiret daha hayırlı daha devamlıdır. ﴾17﴿

E. Hamdi Yazır: Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır. ﴾17﴿

إِنَّ هَذَا لَفِي الصُّحُفِ الْأُولَى (١٨)

İnne hâzâ le fîs suhufîl ûlâ. ﴾18﴿

Diyanet: Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır. ﴾18﴿

Diyanet Vakfı: Şüphesiz bu (anlatılanlar), önceki kitaplarda, vardır. ﴾18﴿

E. Hamdi Yazır: Kuşkusuz bu ilk sahifelerde vardır, ﴾18﴿

صُحُفِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى (١٩)

Suhufi ibrâhîme ve mûsâ. ﴾19﴿

Diyanet: Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır. ﴾19﴿

Diyanet Vakfı: İbrahim ve Musa'nın kitaplarında. ﴾19﴿

E. Hamdi Yazır: İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde. ﴾19﴿

Kur'an ve Sünnet Yolunda İslami Dini Bilgiler