Celcelutiye Duası Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Celcelutiye Duası Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Celcelutiye Duası okunuşu, anlamı ve fazileti nedir? Arapça-Türkçe okunuşu, anlamı ve Celcelutiye hakkında merak edilen bilgileri öğrenin.

Celcelutiye Nedir?

Hiç şüphesiz bu kıymetli münacat ve muazzam dua ve geniş mânâlar ihtivâ eden kasem ve İsm-i Âzam ve bu büyük gizli sır, dünya ve âhiret hazinelerinden bir hazinedir. (Sekizinci Şuâ)

Celcelutiye Kasidesi, Hazret-i Ali (ra)’ın meşhur kasidelerinden biridir. İçerisinde Esma-i Hüsna’nın çoğu Süryanîce ve bir kısmı İbranî dilinde yazılmıştır.

Celcelutiye Duası Faziletleri

Arş-ı Ala`nın kenarına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Allah`ın arşını taşıyan melekler bu arşı kaldıramazlardı!

Celcelutiye Güneşin kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, güneşin ışığı ve nuru olmazdı!

Celcelutiye Ay`ın kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, ay ışık veremezdi.

Celcelutiye Duası, Cebrail Aleyhisselam`ın kanadına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Hazret-i Cebrail yer yüzüne inemez, semaya çıkamazdı!

Mikail Aleyhisselam`ın başına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı yağmurlar ve damlalar ona itaat etmezlerdi.

İsrafil Aleyhisselam`ın alnına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı sur üfleyemezdi.

Azrail Aleyhisselam`ın elinin üzerine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, mahlukatın canlarını alamazdı.

Celcelutiye Yedi kat göklere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı gökler yükselemezdi.

Yedi kat yerlere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, yedi kat yerler, şimdi olduğu gibi sabit olmazdı! Bu ismi Adem Aleyhisselam okumuştur! (İmam-ı Gazali, Celcelutiye, s.56)

Celcelutiye Duası Okunuşu ve Anlamı

بَدَأْتُ بِبِسْمِ اللهِ رُوحِى بِهِ اهْتَدَتْ اِلٰى كَشْفِ اَسْرَارٍ بِبَاطِنِهِ انْطَوَتْ

1. Bede’tu bi bismillahi rûĥî bihih tedet İlâ keşfi esrârin bi bâŧınihin ŧavet

1. Sırların hazinesi olan bismillah ile başlarım. Onun ile o hazineyi keşfederim.

وَصَلَّيْتُ بِالثَّانِي عَلٰى خَيْرِ خَلْقِهِ مُحَمَّدٍ مَنْ زَاحَ الضَّلَالَةَ وَالْغَلَتْ

2. Ve śalleytu biš šânî álâ ħayri ħalqıhî Muĥammedin men zâĥađ đalâlete vel ğalet

2. Ardından mahlukatın en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı Muhammed’e salat getiririm.

إِلٰهِي لَقَدْ اَقْسَمْتُ بِاسْمِكَ دَاعِياً بِاٰجٍ وَمَاهُوجٍ جَلَتْ فَتَجَلْجَلَتْ

3. İlâhî leqad aqsemtu bismike dâíyâ(n) Bi âcin ve mâhûcin celet fete celcelet

3. İlahi! Kusursuz olan Allah, Ehad, Bedi’ ve Kadir isimlerini şefaatçi kılıp niyazla senden istiyorum..

سَئَلْتُكَ بِاْلاِسْمِ الْمُعَظَّمِ قَدْرُهُ وَيَسِّرْ اُمُورِي يَٓا إِلٰهِي بِصَلْمَهَتْ

4. Seeltuke bil ismil muáźźami qadruhu Ve yessir umûrî yâ ilâhî bi śalmehet

4. Kadri muazzam olan isminin hürmetine senden niyaz ediyorum, Yâ ilahi işlerimi kolaylaştır.

وَيَا حَىُّ يَا قَيُّومُ اَدْعُوكَ رَاجِياً بِاٰجٍ اَيُوجٍ جَلْجَلِيُّوتٍ هَلْهَلَتْ

5. Ve yâ ĥayyû yâ qayyûmu ed’úke râciyâ(n) Bi âcin eyûcin celceliyyûtin helhelet

5. Yâ Hayy Yâ kayyum! Allah Ehad, Bedi’ ve Bâsıt isimlerini şefaatçi kılarak sana yalvarıyorum.

بِصَمْصَامٍ طَمْطَامٍ وَيَا خَيْرَ بَازِخٍ بِمِحْرَاشِ مِهْرَاشٍ بِهِ النَّارُ اُخْمِدَتْ

6. Bi śamśâmin ŧamŧâmin veyâ ħayra bâziħin Bimiĥrâši mihrâşin bihin nâru uħmidet

6. Ey yaratmanın en yükseğinde bulunan, Sabit ve Cebbar isimlerinin hakkı, uyumaz sıfatın ve ateşleri söndüren Halim isminin hurmetine!

بِاٰجٍ اٰهُوجٍ يَٓا إِلٰهِي مُهَوِّجٍ وَيَا جَلْجَلُوتٍ بِاْلاِجَابَةِ هَلْهَلَتْ

7. Bi âcin ehûcin yâ ilahî muhevvicin Veyâ celcelûtin bîl icâbeti helhelet

7. Ey çabuk imdada koşan Rabbim! Allah, Ehad isimlerinin ve dualara süratle cevap veren Bedi’ ismin hurmetine sana yalvarıyorum.

لِتُحْيِى حَيَاةَ الْقَلْبِ مِنْ دَنَسٍ بِهِ بِقَيُّومٍ قَامَ السِّرُّ فِيهِ وَ اَشْرَقَتْ

8. Li tuĥyî ĥayâtel qalbi min denesin bih(î) Bi qayyûmin qâmes sirru fîhi ve eşraqat

8. Kayyum ismin hurmetine, kalbimi kirlerinden temizleyerek ihya et. Ona senin sırrın yerleşip ışık saçsın.

عَلَىَّ ضِيَٓاءٌ مِنْ بَوَارِقِ نُورِهِ فَلَاحَ عَلٰى وَجْهِى سَنَٓاءٌ وَ اَبْرَقَتْ

9. Áleyye điyâun min bevâriqi nûrihî Felâĥa álâ vechî senâun ve ebraqat

9. O sırrın nurunun parıltılarından üzerimde bir aydınlık bulunsun. Böylece yüzümde bir ışık zuhur edip parlasın.

وَصُبَّ عَلٰى قَلْبِى شَأٰبِيبُ رَحْمَةٍ بِحِكْمَةِ مَوْلَانَا الْكَرِيمِ فَاَنْطَقَتْ

10. Ve śubbe álâ qalbî şeâbîbu raĥmetin Bi ĥikmeti mevlânâl kerîmi fe enŧaqat

10. Kalbime rahmet sağanakları dökülsün de onu kerim olan mevlamızın hikmet incileriyle dile getirsin.

اَحَاطَتْ بِىَ الْاَنْوَارُ مِنْ كُلِّ جَانِبٍ وَهَيْبَةُ مَوْلَانَا الْعَظِيمِ بِنَا عَلَتْ

11. Eĥaŧat biyel envâru min kulli cânibin Ve heybetu mevlânal áźîmi binâ álet

11. Her yandan beni nurlar kuşatsın da büyük mevlamızın heybeti bizi kaplasın

فَسُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ يَا خَيْرَ خَالِقٍ وَيَا خَيْرَ خَلَّا قٍ وَاَكْرَمَ مَنْ بَعَتْ

12. Fe subĥanekellahumme yâ ħayra ħâliqin Ve yâ ħayra ħallâqin ve ekrame men beát

12. Seni tesbih ederim, ey yaratma ve yoktan varetme mertebesinin en yükseğinde bulunan ve ölüleri en kerimane dirilten Allahım!

فَبَلِّغَنِي قَصْدِى وَكُلَّ مَأٰرِبِي بِحَقِّ حُرُوفٍ بِالْهَجَٓاءِ تَجَمَّعَتْ

13. Fe belliğnî qaśdî ve kulle meâribî Bi ĥaqqi ĥurûfin bil hicâi tecemmeát

13. Bir araya getirilmiş heca harflerinin hakkı için beni maksadıma ve her türlü ihtiyaçlarıma erdir.

بِسِرِّ حُرُوفٍ اُودِعَتْ فِى عَزِيمَتِى بِنُورِ سَنَٓاءِ اْلاِسْمِ وَالرُّوحِ قَدْ عَلَتْ

14. Bi sirri ĥurûfin ûdiát fî ázîmetî Bi nûri senâil ismi ver rûĥi qad álet

14. Yüce ismi azamın ve Kuranın her tarafı kuşatan nuruyla irademe yerleştirilen harflerin sırrı hürmetine

أَفِضْ لِى مِنَ الْاَنْوَارِ فَيْضَةَ مُشْرِقٍ عَلَىَّ وَأَحْىِ مَيْتَ قَلْبِى بِطَيْطَغَتْ

15. Efiđ lî minel envâri feyđate muşriqin Áleyye ve eĥyî meyte qalbî bi ŧayŧağat

15. Nurlardan üzerime ışık saçacak bir feyiz akıt ve ismi Hakîminle kalbimin cansızlığını ihya eyle.

اَلَا وَاَلْبِسَنِي هَيْبَةً وَجَلاٰلَةً وَكُفَّ يَدَ الْاَعْدَٓاءِ عَنِّى بِغَلْمَهَتْ

16. Elâ ve elbisennî heybeten ve celâleten Ve kuffe yedel á’dâi annî bi ğalmehet

16. Ne olur ismi Cebbarinle bana bir heybet ve celal giydir ve düşmanlarımın ellerini benden çektir.

اَلَا وَاحْجُبَن۪ى مِنْ عَدُوٍّ وَحَاسِدٍ بِحَقِّ شَمَاخٍ اَشْمَخٍ سَلَّمَتْ سَمَتْ

17. Elâ vaĥcubennî min áduvvin ve ĥâsidin Bi ĥaqqi şemâħin eşmeħin sellemet semet

17. Kadri yüce, Selam, Aziz ve Celil isimlerinin hürmetine beni her türlü düşman ve hasetçiden koru

بِنُورِ جَلَالٍ بَازِخٍ وَشَرَ نْطَخٍ بِقُدُّوسِ بَرْكُوتٍ بِهِ الظُّلْمَةُ انْجَلَتْ

18. Bi nûri celâlin bâziħin ve şerânŧaħin Bi quddûsi berkûtin bihiź źulmetun celet

18. Bunu Celal, Rauf, Münezzeh, Kuddus ve kendisiyle karanlıkların dağıldığı Rahim isimlerinin nuruyla lütfet.

اَلَا وَاقْضِ يَا رَبَّاهُ بِالنُّورِ حَاجَتِى بِنُورِ اَشْمَخٍ جَلْيًا سَرِيعاً قَدِ انْقَضَتْ

19. Elâ veqđi yâ Rabbâhu bin nûri ĥâceti Bi nûri eşmeħin celyâ serîán qadin qađat

19. Ey Rabbim, o nur ile ihtiyaçlarımı gider. Selam ve Hayy isminle hacetimi süratle yerine getir.

بِيَاهٍ وَيَايُوهٍ نَمُوهٍ اَصَالِيًا وَيَا عَالِيًا يَسِّرْ أُمُورِي بِصَيْصَلَتْ

20. Bi yâhin ve yâyûhin nemûhin eśaliyâ(n) Ve yâ áliyân yessir umûrî bi śayśalet

20. Mabud, Hu, Samed ve Şehid isimlerinin hürmetine ey Yüce! Kafi isminle işlerimi kolaylaştır.

وَاَمْنِحَنِي يَا ذَا الْجَلَالِ كَرَامَةً بِاَسْرَارِ عِلْمٍ يَا حَلِيمُ بِكَ انْجَلَتْ

21. Ve em neĥnî yâ žel celâli kerâmeten Bi esrâri ílmin yâ ĥalimu biken celet

21. Ey celal sahibi ve ey Halim! Senin yardımınla açılacak bir ilmin sırlarıyla bana bir ikram lütfeyle.

وَخَلِّصَنِي مِنْ كُلِّ هَوْلٍ وَشِدَّةٍ بِنَصِّ حَكِيمٍ قَاطِعِ السِّرِّ اَسْبَلَتْ

22. Ve ħalliśnî min kulli hevlin ve şiddetin Bi neśśi ĥakîmin qâŧıís sirri esbelet

22. Sırları kesin ve inkişaf etmiş Kuranı Hakimin nurani ve açık ifadeleriyle beni her türlü korku ve sıkıntıdan kurtar.

وَاَحْرِسَنِي يَا ذَا الْجَلَالِ بِكَافِ كُنْ اَيَا جَابِرَ الْقَلْبِ الْكَسِيرِ مِنَ الْخَبَتْ

23. Ve eĥrisnî yâ žel celâli bi kâfi kun E yâ câbiral qalbil kesîri minel ħabet

23. Ey celal sahibi ve ey kırık gönülleri üzüntüden kurtarıp saran. Kün’ün Kefi hürmetine beni koru.

وَسَلِّمْ بِبَحْرٍ وَاَعْطِنِي خَيْرَ بَرِّهَا فَاَنْتَ مَلَاذِى وَالْكُرُوبُ بِكَ انْجَلَتْ

24. Ve sellim bi baĥrin ve é’ŧinî ħayra berrihâ Fe ente melâžî vel kurûbu biken celet

24. Tehlikeler deryasında beni güvende kıl ve hayırlı bir sahiline çıkmayı nasib eyle. Sensin benim sığınağım. Sıkıntılar ancak seninle ortadan kalkar.

وَصُبَّ عَلَىَّ الرِّزْقَ صَبَّةَ رَحْمَةٍ فَاَنْتَ رَجَٓاءُ الْعَالَمِينَ وَلَوْ طَغَتْ

25. Ve śubbe áleyyer rizqa śabbete raĥmetin Fe ente recâul álemîne velev ŧağet

25. Rahmet olan yağmurun sağnağı gibi üzerime rızık yağdır. Her ne kadar günahta aşırı gitseler de alemlerin ümidi yalnız sensin.

وَاَصْمِمْ وَاَبْكِمْ ثُمَّ اَعْمِ عَدُوَّنَا وَاَخْرِسْهُمْ يَا ذَا الْجَلَالِ بِحَوْسَمَتْ

26. Ve eśmim ve ebkim šumme é’mi áduvvenâ Ve eħrishum yâ žel celâli bi ĥavsemet

26. Ey celal sahibi! Basir isminin hürmetine düşmanlarımızı sağır dilsiz, kör ve konuşamaz eyle.

وَفِى حَوْسَمٍ مَعْ دَوْسَمٍ وَبَرَاسِمٍ تَحَصَّنْتُ بِاْلاِسْمِ الْعَظِيمِ مِنَ الْغَلَتْ

27. Ve fî ĥavsemin meá devsemin ve berâsemin Teĥaśśantu bil ismil áźîmi minel ğalet

27. Alim ve Ğani isimlerinle beraber Sabur isminin kalasına sığınarak yanlışlıktan korunurum.

وَاعْطِفْ قُلُوبَ الْعَالَمِينَ بِاَسْرِهَا عَلَىَّ وَاَلْبِسَنِّى قَبُولاً بِشَلْمَهَتْ

28. Ve é’ŧif qulûbel álemîne bi esrihâ Áleyye ve elbisennî qabûlen bi şelmehet

28. Baştan başa bütün mahlukatın gönüllerini bana lütufla çevir ve Fettah isminle bana makbuliyet elbisesi giydir.

وَكُفَّ جَمِيعَ الْمُضِرِّينَ كَيْدَهُمْ عَنِّى وَعَنْ طَلَبَةِ رِسَٓائِلِ النُّورِ بِاَقْسَامِكَ حَتْماً وَمَا حَوَتْ

29. Ve kuffe cemîál muđirrîne keydehum ánnî ve án talabeti risâilinn nûri bi eqsâmike ĥatmên ve mâ ĥavet (BSN)

29. Kesin yeminlerin muhtevaları hürmetine, bütün zararlıların tuzaklarını benden ve Risale-i Nur talebelerinden defet. (BSN)

وَيَسِّرْ اُمُورِي يَٓا اِلهِٰى وَأَعْطِنِي مِنَ الْعِزِّ وَالْعُلْيَا بِشَمْخٍ وَاَشْمَخَتْ

30. Ve yessir umûrî yâ ilâhî ve eá’ŧinâ Minel ízzi vel úlyâ bi şemħin ve eşmeħat

30. Yâ ilahi! Selam ismin hürmetine işlerimizi kolaylaştır ve bize izzet ve yücelik ver.

وَاَسْبِلْ عَلَيْنَا السِّتْرَ وَاشْفِ قُلُوبَنَا فَاَنْتَ شِفَاءٌ لِلْقُلُوبِ مِنَ الْغَثَتْ

31. Ve esbil áleynâs setra veşfi qulûbenâ Fe ente şifâun lil qulûbi minel ğašet

31. Üzerimize af örtüsünü ger ve kalplerimize şifa ver. Kalpleri temizleyip şifaya kavuşturan yalnız sensin.

وَبَارِكْ لَنَا اللّٰهُمَّ فِى جَمْعِ كَسْبِنَا وَحُلَّ عُقُودَ الْعُسْرِ بِيَايُوهٍ اِرْتَخَتْ

32. Ve bârik lenallâhumme fî cemîí kesbinâ Ve ĥulle úqûdel úsri bi yâyûhin irteħat

32. Allahım hu ismin hürmetine bütün rızkımızda bize bereket ihsan eyle ve güçlük düğümlerini çöz de rahatlayalım.

بِيَاهٍ وَيَايُوهٍ وَيَا خَيْرَ بَازِخٍ وَيَا مَنْ لَنَا الْاَرْزَاقُ مِنْ جُودِهِ نَمَتْ

33. Bi yâhin ve yâyûhin ve yâ ħayra bâziħin Ve yâ men lenâl erzâqu min cûdihî nemet

33. Ey gerçek mabud yâ Hu ve Yâ hayrel halikin! Ve ey bizim için rızıklar onun cömertliğinden coşup gelen.

نَرُدُّ بِكَ الْاَعْدَٓاءَ مِنْ كُلِّ وِجْهَةٍ وَبِاْلاِسْمِ تَرْمِيهِمْ مِنَ الْبُعْدِ بِالشَّتَتْ

34. Neruddu bikel é’dâe min kulli vichetin Ve bil ismi termîhim minel bú’di biş şetet

34. Her yönden gelen düşmanı senin yardımınla def ederiz. Sen de isminle onlara uzaktan atar ve onları dağıtırsın.

وَاخْذُلْهُمْ يَا ذَا الْجَلَالِ بِفَضْلِ مَنْ اِلَيْهِ سَعَتْ ضَبُّ الْفَلَاةِ وَقَدْ شَكَتْ

35. Ve eħžilhum yâ žel celâli bi fađli men İleyhi seát đabbul felâti ve qad şeket

35. Ey Celal sahibi! Çöl kelerinin yanına koşarak gelip şikayetini arzettiği zatın hürmetine onları yüzüstü ve yardımsız terket.

فَاَنْتَ رَجَٓائِى يَٓا اِلٰهِى وَسَيِّدِى فَفُلَّ لَمِيمَ الْجَيْشِ اِنْ رَامَ بِى عَبَتْ

36. Fe ente recâî yâ ilâhî ve seyyidî Fe fulle lemîmel ceyşi in râme bî ábet

36. Yâ ilahi benim ümidim ve seyyidim yalnız sensin. Beni tahkir etmek isteyen ordunun düzenini dağıt.

وَكُفَّ جَمِيعَ الْمُضِرِّينَ كَيْدَهُمْ وعَنِّى بِاَقْسَامِكَ حَتْماً وَمَا حَوَتْ

37. Ve kuffe cemîál muđirrîne keydehum Ve ánnî bi eqsâmike ĥatmên ve mâ ĥavet

37. Kesin yeminlerin muhtevaları hürmetine, bütün zararlıların tuzaklarını benden defet.

فَيَا خَيْرَ مَسْؤُلٍ وَاَكْرَمَ مَنْ اَعْطٰى وَيَا خَيْرَ مَأْمُولٍ اِلٰى اُمَّةٍ خَلَتْ

38. Fe yâ ħayra mes’ûlin ve ekreme men áŧâ Ve yâ ħayra me’mûlin ilâ ummetin ħalet

38. Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ihsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi.

اَقِدْ كَوْكَبِى بِاْلاِسْمِ نُوراً وَبَهْجَةً مَدَى الدَّهْرِ والْاََيَّامِ يَا نُورُ جَلْجَلَتْ

39. Eqid kevkebî bil ismi nûrân ve behceten Medâd dehri vel eyyâmi yâ nûru celcelet

39. Ey gizliliklere ismiyle nüfuz eden Nur! Isminle yıldızımı çağlar ve asırlar boyu nurlu kıl ve parlamaya devam ettir!

بِاٰجٍ أَهُوجٍ جَلْمَهُوجٍ جَلَالَةٍ جَلِيلٍ جَلْجَلَيُّوتٍ جَمَاهٍ تَمَهْرَجَتْ

40. Bi âcin ehûcin celmehûcin celâletin Celîlin celcel(eyy)ûtin cemâhin temehracet

40. Ey Ehad, Bedi,Aziz ve Celil olan Allah’ım Sen’in bütün güzel isimlerin sonsuz haşmet ve azametiyle sürekli parlamaktadır.

بِتَعْدَادِ اَبْرُومٍ وَسِمْرَازِ اَبْرَمٍ وَبَهْرَتِ تِبْرِيزٍ وَاُمٍّ تَبَرَّكَتْ

41. Bi té’dâdi ebrûmin ve simrâzi ebramin Ve behrati tibrîzin ve ummin tebarraket

41. Ey Evvel ve Ahir olan Allah’ım bütün mahlukatın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren güzel isimlerini anarak onların bereketine sığınıyorum.

تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرّاً بَيَانَةً تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرّاً تَنَوَّرَتْ

42. Tuqâdu sirâcun nûri sırrân beyâneten Tuqâdu sirâcus surci sirrân tenevveret

42. Nurun kandili gizli fakat açık bir biçimde tutuşturulur. Kandiller kandili gizli olarak nurlanır.

بِنُورِ جَلَالٍ بَازِخٍ وَشَرَنْطَخٍ بِقُدُّوسِ بَرْكُوتٍ بِهِ النَّارُ اُخْمِدَتْ

43. Bi nûri celâlin bâziħin ve şeranŧaħin Bi quddûsi berkûtin bihin nâru uħmidet

43. İzzet, azamet, celal ve kibriya sahibi münezzeh ve mukaddes olan zatı rahimin nuruyla küfrün ateşi söndürülür.

بِيَاهٍ وَيَا يُوهٍ نُمُوهٍ اَصَالِيًا بِطَمْطَامِ مِهْرَاشٍ لِنَارِ الْعِدَا سَمَتْ

44. Bi yâhin ve yâyûhin nemûhin eśâliyâ(n) Bi ŧamŧâmi mihrâşin li nâril ídâ semet

44. Mabudu bil hak, Hu, Samed, Zul Batş Cebbar ve Halim olan zatın yardımıyla düşmanlarının ateşini bastıracak.

بِهَالٍ اَهِيلٍ شَلْعٍ شَلْعُوبٍ شَالِعٍ طَهِىٍّ طَهُوبٍ طَيْطَهُوبٍ طَيَطَّهَتْ

45. Bi hâlin ehîlin şel’ín şel’úbin şâliín Ŧahiyyin ŧahûbin ŧayŧahûbin ŧayaŧŧahet

45. Gerçek Ma’bud, Hak olan ve hakkı gerçekleştiren Cemil, Vedud ve Mucib olan zatın yardımıyla insanlara kendini sevdirecektir.

اَنُوخٍ بِيَمْلُوخٍ وَاَبْرُوخٍ أُقْسِمَتْ بِتَمْلِيخِ اٰيَاتٍ شَمُوخٍ تَشَمَّخَتْ

46. Enûħin bi yemlûħin ve ebrûħin uqsimet Bi temlîħi(n) âyâtin şemûħin teşemmeħat

46. Ey Kayyum ve Vekil olan ve bütün ayetlerinin hikmetlerini yalnız kendisi bilen Allah’ım Hannan isminin hürmetine dualarımızı kabul et

اَبَازِيخَ بَيْذُوخٍ وَذَيْمُوخٍ بَعْدَهَا خَمَارُوخٍ يَشْرُوخٍ بِشَرْخٍ تَشَمَّخَتْ

47. Ebâžîħa beyžûħin ve žeymûħin bá’dehâ Ħamârûħin yeşrûħin bi şerħin teşemmeħat

47. Ey bütün sırlara vakıf olan Allah’ım Mübdi ve Müid isimlerinin hürmetine bize şefkat ve merhametinle muamele et

بِبَلْخٍ وَسِمْيَانٍ وَبَازُوخٍ بَعْدَهَا بِذَيْمُوخٍ اَشْمُوخٍ بِهِ الْكَوْنُ عُمِّرَتْ

48. Bibelħin ve simyânin ve bêzûħin bá’dehâ Bi žeymûħin eşmûħin bihil kevnu úmmirat

48. Her hak sahibinin hakkını layıkıyla veren, her varlığın ihtiyacını adaletle gideren Adl. Ve haklıyı haksızdan ayıran, hüküm sahibi Hakem isimlerinin tecellisiyle dünya tahripten kurtulur ve tamir edilir

بِشَلْمَخَتٍ اِقْبَلْ دُعَٓائِى وَكُنْ مَعِى وَكُنْ لِى مِنَ الْاَعْدَٓاءِ حَسْبِى فَقَدْ بَغَتْ

49. Bi şelmeħatin iqbal duáî ve kun meí Ve kun lî minel é’dâi ĥasbî fe qad beğat

49. Hak isminin hürmetine duamı kabul et, benim yanımda ol, düşmanlarıma karşı bana kafi gel. Çünkü artık onlar çok ileri gittiler.

فَيَا شَمْخَثَا يَا شَمْخَثَا اَنْتَ شَمْلَخَا وَيَا عَيْطَلَا هَطْلُ الرِّيَاحِ تَخَلْخَلَتْ

50. Fe yâ şemħašâ yâ şemħašâ ente şemleħâ Ve yâ áyŧalâ heŧlur riyâĥi teħalħalet

50. Ey Rab, ey Rahman! sen hak ma’budsun. Ey kuvvetli yardımcım! Şiddetli fırtınalar peşpeşe kopmaktadır.

بِكَ الْحَوْلُ وَالصَّوْلُ الشَّدِيدُ لِمَنْ اَتٰى لِبَابِ جَنَابِكَ وَالْتَجٰى ظُلْمَةُ انْجَلَتْ

51. Bikel ĥavlu veś śavluş şedîdu limen etâ Li bâbi cenâbike vel tecâ źulmetun celet

51. Korunmak ve düşmana şiddetli hücum gerçekleştirmek ancak senin yardımınladır. Senin yüce kapına sığınanın karanlığı dağılır.

بِطٰهٰ وَيَاسِينَ وَطَاسِينَ كُنْ لَنَا بِطَاسِينَ مِيمٍ لِلسَّعَادَةِ اَقْبَلَتْ

52. Bi ŧâ hâ ve yâ sîn ve ŧâ sîn kun lenâ Bi ŧâ sîn ve mîmin lis seádeti iqbelet

52. Tâhâ, Yâsin, Tâsîn (Neml), ve Tâsîn-mîm (Kasas) ile bize yönelip gelen bir saadete ermek için bizim yardımcımız ol.

وَكَافٍ وَهَايَٓاءٍ وَعَيْنٍ وَصَادِهَا كِفَايَتُنَا مِنْ كُلِّ عَيْنٍ بِنَا حَوَتْ

53. Ve kâfin ve hâ yâ in ve áynin ve śâdihâ Kifâyetunâ min kulli áynin binâ ĥavet

53. Kaf ha yâ ayn sad (Meryem) ile, bizi dört bir yandan kuşatan kem gözlere karşı korunuruz ve bu bize yeter.

بِحَامِيمَ عَيْنٍ ثُمَّ سِينٍ وَقَافِهَا حِمَايَتُنَا مِنْ كُلِّ سُٓوءٍ بِشَلْمَهَتْ

54. Bi ĥâ mîme áynin šumme sînin ve qâfihâ Ĥimâyetuna min kulli sûin bi şelmehet

54. Ha mim ayn sin kaf (Şura) tüm kötülüklerden bizi koruyan sığınağımız olsun.

بِقَافٍ وَنُونٍ ثُمَّ حَامِيمٍ بَعْدَهَا وَفِى سُورَةِ الدُّخَانِ سِرًّا قَدْ اُحْكِمَتْ

55. Bi qâfin ve nûnin šumme ĥâmîmin bá’dehâ Ve bi sûretid dûħâni fîhâ sirrân qad uĥkimet

55. Kaf, nun, ve ha mim ile bu himayeyi gerçekleştir. Ve bir de Duhan suresiyle ki onda muhkem kılınmış bir sır vardır.

بِاَلِفٍ وَلَامٍ وَالنِّسَٓاءْ وَعُقُودِهَا وَفِى سُورَةِ الْاَنْعَامِ وَالنُّورِ نُوِّرَتْ

56. Bi elifin ve lâmin ven nisâ ve úqûdihâ Ve fî suretil en’ámi ven nûri nuvvirat

56. Elif lam ile Nisa, Maide, En’am ve nurlu kılınmış Nur sureleri hurmetine

وَاَلِفٍ وَلَامٍ ثُمَّ رَٓاءٍ بِسِرِّهَا عَلَوْتُ بِنُورِ اْلاِسْمِ مِنْ كُلِّ مَا جَنَتْ

57. Ve elifin ve lâmin šumme râin bi sirrihâ Álevtu bi nûril ismi min kulli mâ cenet

57. Elif lam ra sırrı ve isminin nuruyla, işlediğim her günahtan vazgeçerek yükseldim.

وَاَلِفٍ وَلَامٍ ثُمَّ مِيمٍ وَرَٓائِهَا اِلٰى مَجْمَعِ الْاَرْوَاحِ وَالرُّوحِ قَدْ عَلَتْ

58. Ve elifin ve lâmin šumme mîmin ve râihâ İlâ mecmeíl ervâĥi ver rûĥi qad álet

58. Elif lam mim ra ile yüce olan ruhaniler ve melekler meclisine yükseldim

بِسِرِّ حَوَامِيمِ الْكِتَابِ جَمِيعِهَا عَلَيْكَ بِفَضْلِ النُّورِ يَا نُورُ اُقْسِمَتْ

59. Bi sirri ĥavâmîmil kitâbi cemîíhâ Áleyke bi fađlin nûri yâ nûru uqsimet

59. Kuran-i Hakim’de Hâ Mim’lerin sırrı hürmetine, beni her türlü nurun kaynağı olan Nur isminin fazlına ve tecellisine mahzar eyle.

بِعَمَّ عَبَسَ وَالنَّازِعَاتِ وَطَارِقٍ وَفِى وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ وَزُلْزِلَتْ

60. Bi ámme ábese ven nâziáti ve ŧâriqin Ve fî ves semâi žâtil burûci ve zulzilet

60. Amme, Abese, Naziat, Tarık, Vessemai zatil buruci ve Zilzal sureleri hurmetine,

بِحَقِّ تَبَارَكَ ثُمَّ نُونٍ وَسَٓائِلٍ وَفِى سُورَةِ التَّهْمِيزِ وَالشَّمْسِ كُوِّرَتْ

61. Bi ĥaqqi tebâreke šumme nûnin ve sâilin Ve bi sûretit tehmîzi veş şemsi kuvvirat

61. Tebareke, Nun, Seele Sâilun, Tehmiz (Hümeze), İzeşşemsu kuvvirat sureleri hakkı için

وَبِالذَّارِيَاتِ الذَّرِّ وَالنَّجْمِ اِذْ هَوٰى وَبِاقْتَرَبَتْ لِىَ اْلاُمُورُ تَقَرَّبَتْ

62. Ve biž žâriyâtiž žervâ ven necmi ižâ hevâ Ve biqterabet liyel umûru teqarrebet

62. Zariyat, Necm ve Kamer sureleri hürmetine işlerim bana kolaylaşsın.

وَبِ سُوَرِ الْقُرْاٰنِ حِزْباً وَاٰيَةً عَدَدَ مَا قَرَاَ الْقَارِي وَمَا قَدْ تَنَزَّلَتْ

63. Ve bi suveril Qur’âni ĥizben ve âyeten Ádede mâ qarael qârî ve mâ qad tenezzelet

63. Hizb hizb, ayet ayet, okuyucuların okudukları ve inmiş olanlar adedince kur’an sureleri hakkı için.

فَاَسْئَلُكَ يَا مَوْلَاىَ فِى فَضْلِكَ الَّذِى عَلٰى كُلِّ مَٓا أَنْزَلْتَ كُتْبًا تَفَضَّلَتْ

64. Fe es’eluke yâ Mevlâye fî fađlikelležî Álâ kulli mâ enzelte kutben tefeđđalet

64. Ey Mevlam! Kendisine kitap indirdiğin her peygambere ihsanda bulunan fazlını diliyorum.

بَاٰهِيًّا شَرَاهِيًّا اَذُونَاىِ صَبْوَةٍ اَصْبَاوُثٍ اٰلِ شَدَّاىَ اَقْسَمْتُ بِطَيْطَغَتْ

65. Bi êhiyyân şerâhiyyan ežûnâyî śabvetin Eśbâvušin âli şeddâye aqsemtu bi ŧayŧağat

65. Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım Sen’in her şeye gücü yeten ve kudretiyle bütün varlık alemini kuşatan Kadir ve Cebbar isimlerinin üzerine kasem ve yemin ederek sana yalvarıyorum

بِسِرِّ بَدُوحٍ اَجْهَزَطٍ بَطَدٍ زَهَجٍ بِوَاحِ الْوَحَا بِالْفَتْحِ وَالنَّصْرِ اَسْرَعَتْ

66. Bi sirri budûĥin echezeŧin beŧadin zehecin Bi vâĥil ve ĥâ bil fetĥi ven naśri esraát

66. Ey Allamü’l-Ğuyub olan Allah’ım Fetih kapılarını ve gayb alemlerinin sırlarını açan Fettah isminin nuruyla ve Sen’in inayetinle fetihler nasip olur

بِنُورِ فَجَشٍ مَعَ ثَظْخَزٍ يَا سَيِّدِى وَبِاْلاٰيَةِ الْكُبْرٰى اَمِنِّى مِنَ الْفَجَتْ

67. Bi nûri feceşin meá šeźħazin yâ seyyidî Ve bil âyâtil kubrâ eminnî minel fecet

67. Ya Seyyid’im Varlık ve birliğini güçlü delillerle ispat eden Ayetü’l Kübra’daki hakikatlerin nuruyla beni her türlü felaket ve tehlikelerden emin kıl

بِحَقِّ فَقَجٍ مَعَ مَخْمَةٍ يَٓا إِلٰهَنَا بِاَسْمَٓائِكَ الْحُسْنٰى اَجِرْنِي مِنَ الشَّتَتْ

68. Bi ĥaqqi feqacin meá meħmetin yâ ilâhenâ Ve bi esmâikel ĥusnâ ecirnî mineş şetet

68. Ey İlah’ımız Fettah ve Rezzak isimlerinin hürmetine ve Esma-i Hüsna diye tarif edilen bütün güzel isimlerinin hakkı için beni dağınıklık ve perişaniyetten kurtar

حُرُوفٌ لِبَهْرَامٍ عَلَتْ وَتَشَامَخَتْ وَاسْمُ عَصَا مُوسٰى بِهِ الظُّلْمَةُ انْجَلَتْ

69. Ĥurûfun li behrâmin álet ve teşâmeħat Ve ismu áśâ Mûsâ bihiź źulmetun celet

69. O harfler merih yıldızı gibi yüksek ve alidir. Asayı Musa ismiyle karanlıklar dağılır.

تَوَسَّلْتُ يَا رَبِّ اِلَيْكَ بِسِرِّهَا تَوَسُّلَ ذِى ذُلٍّ بِهِ النَّاسُ اهْتَدَتْ

70. Tevesseltu yâ Rabbi ileyke bi sirrihâ Tevessule žî žullin bihin nâsu ihtedet

70. Bunların sırrıyla sana vesile ediyorum. Bu insanların onunla hidayete erdiği mütevazi birinin tevessülü gibi olsun.

حُرُوفٌ بِمَعْنَاهَا لَهَا الْفَضْلُ شُرِّفَتْ مَدَى الدَّهْرِ وَالْاَيَّامِ يَا رَبِّ انْحَنَتْ

71. Ĥurûfun bi má’nâhâ lehâl fađlu şurrifet Medâd dehri vel eyyâmi yâ rabbi inĥanet

71. Ey merhametli rabbim! Bunlar öyle harflerdir ki, manaları sebebiyle çağlar boyu üstünlük kendilerine bahşedilmiş ve yüceltilmişlerdir.

دَعَوْتُكَ يَٓا اَللّٰهُ حَقًّا وَإِنَّنِي تَوَسَّلْتُ بِاْلاٰيَاتِ جَمْعًا بِمَا حَوَتْ

72. Deávtuke yâ Allâhu ĥaqqân ve innenî Tevesseltu bil âyâti cem’án bi mâ ĥavet

72. Ey Allahım! Gerçekten bütün ayetler ve ihtiva ettikleriyle sana tevessülde bulunarak yalvardım.

فَتِلْكَ حُرُوفُ النُّورِ فَاجْمَعْ خَوَٓاصَّهَا وَحَقِّقْ مَعَانِيهَا بِهَا الْخَيْرُ تُمِّمَتْ

73. Fe tilke ĥurûfun nûri fêcmé’ ħavaśśahâ Ve ĥaqqiq meânîhâ bihâl ħayru tummimet

73. İşte o nur harflerinin havasını bende topla, Her türlü hayrın sayelerinde tamamlandığı manalarını gerçekleştir.

وَاُحْضِرَنِي عَوْنًا خَدِيمًا مُسَخَّراً طُهَيْمَفْيَٓائِيلُ بِهِ الْكُرْبَتُ انْجَلَتْ

74. Ve uĥđiranî avnân ħadîmân museħħarân Ŧuheymefyâîlu bihil kurbetun celet

74. Bana itaat eden yardımcı bir hizmetçi gönder. Onunla sıkıntım ortadan kalksın.

فَسَخِّرْ لِى فِيهَا خَدِيماً يُطِيعُنِي بِفَضْلِ حُرُوفِ اُمِّ الْكِتَابِ وَمَا تَلَتْ

75. Fe seħħirlî fîhâ ħadîmân yuŧiúnî Bi fađli ĥurûfi ummil kitâbi ve mâ telet

75. Ümmül kitab ve onu takip edenler hürmetine bu konuda bana itaat edecek bir hizmetçi musahhar kıl.

وَاَسْئَلُكَ يَا مَوْلَاىَ فِى اِسْمِكَ الَّذِى بِهِ اِذَا دُعِىَ جَمْعُ اْلاُمُورِ تَيَسَّرَتْ

76. Ve es’eluke yâ Mevlâye fî ismikelležî Bihi ižâ duíye cem’úl umûri teyesserat

76. Ey Mevlam! Kendisiyle çağrıldığında bütün işlerin kolaylaştığı isminle sana yalvarıyorum.

إِلٰهِى فَارْحَمْ ضَعْفِى وَاغْفِرْلِى زَلَّتِى بِمَا قَدْ دَعَتْكَ الْاَنْبِيَٓاءُ وَتَوَسَّلَتْ

77. İlâhî fêrĥam đá’fî vâğfirlî zelletî Bimâ qad deátkel enbiyâu ve tevesselet

77. İlahi! Peygamberlerin sana yaklaşmak için vesile ettikleri şeyler hürmetine zayıflığıma merhamet et. Günahlarımı ve kaymalarımı bağışla.

اَيٰا خَالِق۪ى يَا سَيِّدِى اِقْضِ حَاجَتِى اِلَيْكَ اُمُورِي يَٓا اِلٰهِى تَسَلَّمَتْ

78. E yâ ħâliqî yâ seyyidî iqđi ĥâcetî İleyke umûri yâ ilâhi tesellemet

78. Ey yaratıcım ve seyyidim! Ihtiyacımı yerine getir! Işlerim sana havaledir.

تَوَسَّلْتُ يَا رَبِّ اِلَيْكَ بِاَحْمَدَا وَاَسْمَٓائِكَ الْحُسْنَى الَّتِى هِىَ جُمِّعَتْ

79. Tevesseltu yâ Rabbi ileyke bi Aĥmedâ Ve esmâikel ĥusnâlletî hiye cummiát

79. Yâ Rabbi! Ahmed’i ve burada cemedilen güzel isimlerini şefaatçi kılarak senden niyaz ediyorum.

فَجُدْ وَاعْفُ وَاصْفَحْ يَٓا اِلٰهِى بِتَوْبَةٍ عَلٰى عَبْدِكَ الْمِسْكِينِ مِنْ نَظْرَةٍ عَبَتْ

80. Fe cud vé’fû vâśfeĥ yâ ilâhî bi tevbetin Álâ ábdikel miskîni min neźratin ábet

80. Yâ İlahi! yersiz bir bakışa kadar tüm hatalarımdan tevbe etmeyi şu miskin kuluna lütfeyle ve hatasından geç.

وَوَفِّقْنِي لِلْخَيْرِ وَالصِّدْقِ وَالتُّقٰى وَاَسْكِنَّنِى الْفِرْدَوْسَ مَعَ فِرْقَةٍ عَلَتْ

81. Ve veffiqnî lil ħayri veś śıdqi vet tuqâ Ve eskinnenîl firdevse meá firqatin álet

81. Beni hayır ihlas ve takvaya muvaffak kıl ve yüce toplulukla birlikte beni firdevs cennetine yerleştir.

وَكُنْ بِى رَؤُفًا فِى حَيَاتِى وَبَعْدَمَا اَمُوتُ وَاَلْقٰى ظُلْمَةَ الْقَبْرِ انْجَلَتْ

82. Ve kun bî raûfân fî ĥayâtî ve bá’demâ Emûtu ve elqâ źulmetel qabri incelet

82. Hayatımda da, ölüp kabrin karanlığına vardığımda da bana merhametli ol ve böylece o karanlık nura açılsın.

وَفِى الْحَشْرِ بَيِّضْ يَٓا إِلٰهِى صَحِيفَتِى وَثَقِّلْ مَوَازِينِي بِلُطْفِكَ اِنْ خَفَّتْ

83. Ve fîl ĥaşri beyyiđ yâ ilahî śaĥifetî Ve šeqqil mevâzînî bi lutfike in ħaffet

83. Yâ İlahi, ne olur mahşerde amel sahifemi lutfunla ak eyle! Eğer hafif gelecek olursa sevap terazimi ağırlaştır.

وَجَوِّزْنِي حَدَّ الصِّرَاطِ مُهَرْوِلاً وَاحْمِنِي مِنْ حَرِّ نَارٍ وَمَا حَوَتْ

84. Ve cevviznî ĥaddaś śirâŧi muhervilâ(n) Ve eĥmimî min ĥarri nârin ve mâ ĥavet

84. Beni keskin sırat köprüsünden koşarak geçir ve o büyük cehennem ateşinden ve içindekilerden koru.

وَسَامِحْنِي مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ جَنَيْتُهُ وَاغْفِرْ خَطِيئَاتِى الْعِظَامَ وَاِنْ عَلَتْ

85. Ve sêmiĥnî min kulli ženbin ceneytuhu Veğfir ħaŧîatil íźâme ve in álet

85. İşlediğim her günahtan dolayı beni affet. Çok da olsa büyük günahlarımı bağışla.

فَيَا حَامِلَ اْلاِسْمِ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ تَوَقّٰى بِهِ كُلَّ اْلاُمُورِ تَسَلَّمَتْ

86. Fe yâ ĥamilel ismilleži celle qadruhu Teveqqâ bihî kullel umûri tesellemet

86. Ey kadri yüce ismi taşıyan! Bütün tehlikeli işlerden kurtuldun ve selamete erdin!

فَقَاتِلْ وَلَا تَخْشَ وَحَارِبْ وَلَا تَخَفْ وَدُسْ كُلَّ اَرْضٍ بِالْوُحُوشِ تَعَمَّرَتْ

87. Fe qâtil ve lâ teħşe ve ĥârib ve lâ teħaf Ve dus kulle erđin bil vuĥûşi teámmerat

87. Öldür, korkma! Harbet, çekinme! Vahşi ve yırtıcı hayvanlarla dolu her yere gir!

وَاَقْبِلْ وَلَا تَهْرَبْ وَخَاصِمْ مَنْ تَشَٓاءُ وَلَا تَخْشَ بَاْسًا لِلْمُلُوكِ وَلَوْ حَوَتْ

88. Ve eqbil ve lâ tehrab ve ħâśim men teşâ(u) Ve lâ teħşe be’sên lil mulûki velev ĥavet

88. Saldır, kaçma! Dilediğin düşmanla mücadele et! Dört bir yanını kuşatmış olsa da hiç bir melikin gücünden korkma!

فَلَا حَيَّةٌ تَخْشٰى وَلَا عَقْرَبٌ تَرٰى وَلَا اَسَدٌ يَأْتِى اِلَيْكَ بِهَمْهَمَتْ

89. Fe lâ ĥayyetun teħşâ ve lâ áqrabun terâ Ve lâ esedun ye’tî ileyke bi hemhemet

89. Ne bir yılandan korkarsın, ne de bir akrep görürsün. Ne de bir aslan gürleyerek sana gelir!

وَلَا تَخْشَ مِنْ سَيْفٍ وَلَا طَعْنِ خَنْجَرٍ وَلَا تَخْشَ مِنْ رُمْحٍ وَلَا شَرٍّ أَسْهَمَتْ

90. Ve lâ teħşe min seyfin ve lâ ŧá’ni ħancerin Velâ teħşe min rumĥin ve lâ şerrin eshemet

90. Ne bir kılıçtan, ne bir hançerin yaralamasından, ne bir mızraktan ve ne ortalığı almış şerden korkma!

جَزَا مَنْ قَرَا هٰذَا شَفَاعَةُ اَحْمَدَا وَيُحْشَرُ فِى الْجَنَّاتِ مَعَ حُورٍ صُفِّفَتْ

91. Cezâ men qarâ hâžâ şefâátu Aĥmedâ Fe yuĥşeru fîl cenneti meá ĥûrin śuffifet

91. Bunu okuyanın mükafatı, Ahmed’in şefaatidir. Saf saf dizilmiş hurilerle cennete toplanır.

وَاعْلَمْ بِاَنَّ الْمُصْطَفٰى خَيْرُ مُرْسَلٍ وَاَفْضَلُ خَلْقِ اللّٰهِ مَنْ قَدْ تَفَرَّقَتْ

92. Ve á’lem bi ennel Muśŧafâ ħayru murselin Ve efđalu ħalqillâhi men qad teferraqat

92. Bil ki Mustafa en üstün peygamberdir. Allahın yeryüzüne yayılmış kullarının en faziletlisidir.

وَصَدِّرْ بِهِ مِنْ جَاهِهِ كُلَّ حَاجَةٍ وَسَلْهُ لِكَىْ تَنْجُوَ مِنَ الْجَوْرِ وَالطَّغَتْ

93. Ve śaddir bihî min câhihî kulle ĥâcetin Ve selhu likey tencû ve minel cevri veŧ ŧağat

93. Yüce şanından dolayı her dileğinin başında onu an. Onu şefaatçi et ki zulüm ve tecavüzden kurtulasın.

وَصَلِّ اِلٰهِى كُلَّ يَوْمٍ وَسَاعَةٍ عَلَى الْمُصْطَفَى الْمُخْتَارِ مَا نَسْمَةٌ سَمَتْ

94. Ve śalli ilâhî kulle yevmin ve sâátin Álâl Muśŧafâl muħtâri mâ nesmetun semet

94. Yâ ilahi! Her gün, her an ve bir rüzgar kıpırdadıkça o seçkin Mustafa’ya salat eyle.

وَصَلِّ عَلَى الْمُخْتَارِ وَاْلاٰلِ كُلِّهِمْ كَعَدِّ نَبَاتِ الْاَرْضِ وَالرِّيحِ مَا سَرَتْ

95. Ve śalli álâl muħtâri vel âli kullihim Ke áddi nebâtil arđi ver rîĥi mâ seret

95. O seçilmişe ve bütün aline yeryüzünün bitkileri ve kıyamete kadar esen rüzgar adedince salat eyle.

وَصَلِّ صَلَاةً تَمْلَأُ الْاَرْضَ وَالسَّمَٓاءَ كَوَبْلِ غَمَامٍ مَعَ رُعُودٍ تَجَلْجَلَتْ

96. Ve śalli śalâten temleul arđe ves semâ(e) Kevebli ğamâmin meá ruúdin tecelcelet

96. Parıldayan şimşeklerle birlikte bulutlardan dökülen yağmurlar adedince ve yeri göğü dolduracak kadar salat eyle.

فَيَكْفِيكَ اَنَّ اللّٰهَ صَلّٰى بِنَفْسِهِ وَاَمْلَاكَهُ صَلَّتْ عَلَيْهِ وَسَلَّمَتْ

97. Fe yekfîke ennellâhe śallâ bi nefsihî Ve emlâkehu śallat áleyhi ve sellemet

97. Bizzat Allahın ve meleklerinin ona salat ve selam getirmesi sana yeter.

وَسَلِّمْ عَلَيْهِ دَٓائِمًا مُتَوَسِّلاً مَدَى الدَّهْرِ وَالْاَيَّامِ مَا شَمْسٌ أَشْرَقَتْ

98. Ve sellim áleyhi dâimân mutevessilâ(n) Medâd dehri vel eyyâmi mâ şemsun eşreqat

98. Yıllar ve günler sürdükçe ve güneş ışık saçmaya devam ettikçe, sürekli olarak ona selam et..

وَسَلِّمْ عَلَى الْاَطْهَارِ مِنْ اٰلِ هَاشِمٍ عَدَدَ مَا حَجَّ الْحَجِيجُ وَسَلَّمَتْ

99. Ve sellim álâl eŧhâri min âli hâşimin Ádede mâ ĥaccel ĥacîcu ve sellemet

99. Ali Haşimden o paklara, hacılar kabeyi ziyaret edip onu selamlamaları adedince selam eyle!

وَارْضَ يَٓا اِلٰهِى عَنْ اَبِى بَكْرٍ مَعَ عُمَرَ وَارْضَ عَلٰى عُثْمَانَ مَعَ حَيْدَرِ الثَّبَتْ

100. Vêrđe yâ ilâhî án Ebî Bekrin meá Umera Vêrđe álâ Úšmâne meá Ĥaydariš šebet

100. Yâ ilahi! Ebu Bekir ve Ömerden, Osman ve Haydar’dan da razı ol.

كَذَا اْلاٰلُ وَالْاَصْحَابُ جَمْعًا جَمِيعُهُمْ مَعَ الْاَوْلِيَٓاءِ وَالصَّالِحِينَ وَمَا حَوَتْ

101. Kežâl âlu vel eśĥâbu cem’án cemîúhum Meál evliyâi veś śâliĥîne ve mâ ĥavet

101. Aynı şekilde cemi cümle al ve ashabından, evliya ve salihlerden ve bunlara tabi herkesten razı ol.

مَقَالُ عَلِىٍّ وَابْنِ عَمِّ مُحَمَّدٍ وَسِرُّ عُلُومٍ لِلْخَلَٓائِقِ جُمِّعَتْ

102. Meqâlu Áliyyin vêbni ámmi Muĥammedin Ve sirru úlûmin lil ħalâiqi cummiát

102. Bu Hz. Muhammedin amcasıoğlu Alinin sözleridir. Onda mahlukat için ilimlerin özü ve sırrı toplanmıştır.

Daha yeni Daha eski