Kur’an-ı Kerimin Şifresi Var mı?

Kur’an-ı Kerimin Şifresi Var mı?

Kur’an-ı Kerimin şifresi var mı? Kur’an-da geleceğe dair bilgiler var mı?


Madde madde açıklayalım:

1.
Kur’an-ı Kerim’de bütün ilimler bulunmaktadır. Bu ilimleri de herkes kendi kabiliyetine göre okuyabilir veya hissedebilir. Ancak bu ilimleri Kur’an’dan okurken, “Benim anladığım ilim kesin doğrudur.” diyerek değil de, “Ben böyle anlıyorum.” şeklinde söylemek gerekir. Çünkü bir gün bu anladığı bilgiler yanlış olursa -haşa- Kur’an yanlış olmuş gibi algılanır.

2. Kur’an’da bir anahtar gibi, istediğin zaman kullanıp bilgi kapısını açacak bir şifre yoktur. Şifre kelimesi, Kur’an’ın gizli işaretleri, sırları anlamında kullanılmaktadır. Eskiden beri alimler bu gibi sırları, işaretleri bulmuşlar ve kitaplarına yazmışlardır. Söz gelimi, İbn Berrecan Rum suresinden, Kudüs’ün Salahaddin-i Eyyubi tarafından fethedileceği tarihi çok önceden kitabına yazmış ve aynı tarihte fetih olayı gerçekleşmiştir.(1)

3. Maksadınız değişik yayın organlarında gördüğünüz bazı şifreler ise, o ayrı bir konudur. Öyle bir metodun varlığı halinde bile, bütün sırları çözecek bir tek anahtar olamaz. O metotları kabul etsek bile, çıkarılan manalar bir yorumdur, doğru da olabilir, yanlış da olabilir.

4. Kur’an’da ebced değerine bağlı olarak yapılan yorumlar, eskiden beri tefsirlerde yer almış bir konudur. Başında mukattaa / şifre harfleri bulunan surelerin bu esrarengiz başlıklarının elbette bir amacı, hatta bir çok amacı vardır. Bunların doğru yorumlarını yapmak Allah’ın lütuf ve inayetine bağlıdır. Bu ise, ilim ve amelle mücehhez kimseler için söz konusudur. Ancak aynı ehliyete sahip olmayan samimi gayretlerin mahrum edilmemesi de sonsuz rahmetin bir yansıması olarak görmek gerekir.

5. Şifre denile şey, alimler tarafından “işarî mana” başlığıyla söz konusu edilmiştir. Bunun şartlarını ise şöyle sıralamışlardır:

a. Kur’an’dan çıkarılan işarî mana (şifreli anlam), İslam’ın genel ruhuna aykırı olmamalıdır.
b. İşarî mana, çıkarıldığı ayetin aslî manasının da konuya ışık tutacak şekilde olmalıdır.
c. Ayetin ifadesinden öyle bir anlamın çıkarılmasına -Arapça dilbilgisi açısından- engel bir hal bulunmamalıdır. Bu şartlara uygun bir misali şöyle verebiliriz:

Yasin suresinin ikinci ayetinde geçen ve “Şüphesiz sen Resullerden / peygamberlerdensin.” ifadesinin açık anlamında Hz. Muhammed (a.s.m)’in peygamberliği vurgulanmaktadır. Ayet metninin ebced değeri 612’dir ki, Hz. Muhammed (a.s.m)’in peygamber olduğu tarihtir. Hz. Peygamber (asv)’in açıkça insanları davete başladığı risalet tarihi 612’dir.

İşarî olarak yapılan yorumlar her zaman bu misal gibi net olmayabilir, dolayısıyla yanlış yorumlar, yanlış çıkarsamalar da sahibini bağlar.

(1) bk. İbn Berrecan; Tefsir, Damad İbrahim Paşa, no:27, 49a-51b; Suyutî, İtkan, II/14; Ebu Hayyan el-Endulusî, el-Bahru’l-muhît, VII/162; Elmalılı, VI/241.
Daha yeni Daha eski