Kapıyı açıp girince, içeride birisinin oturduğunu gördü. “Bu eve seni kim koydu?” diye sorunca, o şahıs; “Ev sahibi koydu” diye cevap verdi. “Ev sahibi benim. Ben seni içeri koymadım!” deyince de; “Senden ve benden başka bir sahib vardır. O her şeyin sahibidir” dedi. Bunun üzerine oturanın melek olduğunu anladı.
“Kimsin” diye sordu ve Melek-ül-mevt, yani ölüm meleği Hz. Azrail olduğunu öğrendi. Sonra İbrahim aleyhisselam; “Mü’minlerin ruhunu nasıl alırsın bana göster” buyurdu. Azrail aleyhisselam; “Mübarek yüzünü yan tarafa çevir” dedi. Yüzünü çevirince gayet güzel bir suret gördü. Hiç öyle güzel yüz görmemişti. Bunun üzerine; “Ey Azrail! Eğer ölen bir kimseye bu suret gösterilirse ona kafidir” buyurdu.
"Bundan sonra iman etmeyenlerin, kafirlerin ruhunu nasıl alıyorsun onu da göster?” deyince, Azrail aleyhisselam; “Tahammül edemezsin” buyurdu. Görmek isteğinde ısrar edince; “Yüzünü yana çevir” dedi. İbrahim aleyhisselam yan tarafa dönüp bakınca, çok korkunç bir suret gördü ve kendinden geçti. Kendine gelince de; “Eğer kafire bundan başka kötü şey göstermeseler bu ona yeter” buyurdu.
Haris el Muhasibi, Er-Riaye
