10 Maddede Tasavvuf Nedir?

10 Maddede Tasavvuf Nedir?

10 MADDEDE TASAVVUF NE DEMEK?


Tasavvuf:
Menfî huyları terk etmek ve güzel ahlâkı benimsemektir.

Tasavvuf: Nefs tezkiyesi ve kalp tasfiyesidir. İnsan fıtratında var olan kötülük meyillerini (fücûr) kontrol altına alıp “takvâ” tohumlarını yeşertebilmek için girilen mânevî bir terbiye ve mukaddes bir eğitimdir.

Tasavvuf: “Takvâ”ya erebilme sanatıdır.

Tasavvuf:
İstikâmet üzere yaşayabilme dirâyetidir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Kitap ve Sünnet’in rûhâniyeti içinde yaşamanın, kalpte en büyük lezzet hâline gelmesidir.

Tasavvuf:
Rızâ ve teslîmiyettir. Hayatın med-cezirlerine takılmama, değişen şartlar karşısında gönül muvâzenesini/dengesini koruma, şikâyeti unutup dâimâ Allâh’ın takdîrinden râzı olma olgunluğudur.

Tasavvuf:
Muhabbetullah ve mârifetullâh’a ulaşarak Allâh’a sâlih bir kul olabilme mahâretidir.

Tasavvuf: Maddî-mânevî bakımdan kendini ikmâl etmiş olan mü’minlerin, diğergâm bir gönülle mahlûkâta yönelerek onların noksanlıklarını telâfîye çalışma mes’ûliyetidir. Yaratan’dan ötürü yaratılanlara şefkat, merhamet, muhabbet ve hizmetin, tabiat-ı asliye hâline gelmesidir.

Tasavvuf:
Kulu hakîkî muhabbet ve dostlukla Allâh’a vâsıl eden mukaddes bir yolculuktur.

Tasavvuf:
Esas hayatın âhiret hayatı olduğu idrâkine ererek dünyanın gelgeç nefsânî arzularına gönül bağlamaktan kurtulmaktır.

Tasavvuf: Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in mübârek hayatıyla zâhiren ve bâtınen bütünleşerek, engin bir muhabbetle kaynaşmaktır. Tasavvuf, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in zâhirî-bâtınî tecellîleri, yani “hâl”idir. Onun içindir ki tasavvuf, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in rûhâniyetinden hisse alabilme gayretinden ibârettir.

Hâsılı, bizim anladığımız ve ifâde etmeye çalıştığımız tasavvuf, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ve ashâb-ı kirâmın vecd içinde yaşadığı “takvâ hayatı”dır. Bunların dışında kalan, özünü ve ölçüsünü Kur’ân ve Sünnet’ten almayan her şey -ne kadar tasavvufa izâfe edilirse edilsin- bâtıldır.
Daha yeni Daha eski