Beş Ayetler (Ayet-i Hamse) Okunuşu, Anlamı ve Faziletleri

Beş Ayetler (Ayet-i Hamse) Okunuşu, Anlamı ve Faziletleri

BEŞ AYETLER ARAPÇA OKUNUŞU

أَلَمْ تَرَ إِلَى الْمَلإِ مِن بَنِي إِسْرَائِيلَ مِن بَعْدِ مُوسَى إِذْ قَالُواْ لِنَبِيٍّ لَّهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُّقَاتِلْ فِي سَبِيلِ اللّهِ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ أَلاَّ تُقَاتِلُواْ قَالُواْ وَمَا لَنَا أَلاَّ نُقَاتِلَ فِي سَبِيلِ اللّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَارِنَا وَأَبْنَآئِنَا فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْاْ إِلاَّ قَلِيلاً مِّنْهُمْ وَاللّهُ عَلِيمٌ بِالظَّالِمِينَ

لَقَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّذِينَ قَالُوا إِنَّ اللَّهَ فَقِيرٌ وَنَحْنُ أَغْنِيَاءُ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْأَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ

أَلَمْ تَرَ إِلَى الَّذِينَ قِيلَ لَهُمْ كُفُّواْ أَيْدِيَكُمْ وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَآتُواْ الزَّكَاةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّهِ أَوْ أَشَدَّ خَشْيَةً وَقَالُواْ رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَ لَوْلا أَخَّرْتَنَا إِلَى أَجَلٍ قَرِيبٍ قُلْ مَتَاعُ الدَّنْيَا قَلِيلٌ وَالآخِرَةُ خَيْرٌ لِّمَنِ اتَّقَى وَلاَ تُظْلَمُونَ فَتِيلاً

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ابْنَيْ ءَادَمَ بِالْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْآخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللَّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ

قُلْ مَن رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ قُلِ اللّهُ قُلْ أَفَاتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِ أَوْلِيَاء لاَ يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعاً وَلاَ ضَرّاً قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الأَعْمَى وَالْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ أَمْ جَعَلُواْ لِلّهِ شُرَكَاء خَلَقُواْ كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ

BEŞ AYETLER OKUNUŞU

Bismillahirrahmanirrahîm.

Elemtera ilel melēi mim benî isrâîle mim bağdi Mûsē iz gâlû li nebiyyil- lehümüb'as[peltek] lenē meliken nügâtil fî sebîlillēhi gâle hel aseytüm in kütibe aleykümül gıtâlü ellē tügâtilû gâlû ve mē lenē ellē nügâtile fî sebîlillēhi ve gad u[k]hricnē min diyērinē ve ebnēinē felemmē kütibe aleyhimül gitâlü tevellev illē galîlem-minhum vallâhü alîmün biz-zâlimîn. (Bakara 246)

Bismillahirrahmanirrahîm.

Legad semiallâhü gavlellezîne gâlû innallâhe fakîruv-ve nahnü ağniyâ'. Senektubu mē gâlû ve gatlehumul enbiyâe biğayri haggiv-ve negûlu zûgû azēbel harîg. (Al-i İmran 181)

Bismillahirrahmanirrahîm.

Elemtera ilellezîne gîlelehüm küffû eydiyeküm ve egîmüs-salēte ve ētüz zekēte felemmē kütibe aleyhimül gitēlü izē ferîgum-minhum ya[k]hşevnennēse ke [k]haşyetillēhi ev eşedde [k]haşyetev-ve gâlû Rabbenē lime ketebte aleynel gıtēle lev lē e[k]hhartenē ilē ecelin garîbin gul metaud-dünyē galîlüv-vel ē[k]hiratü [k]hayrul-limenittegâ ve lē tuzlemûne fetîlē. (Nisa 77)

Bismillahirrahmanirrahîm.

Vetlü aleyhim nebeebney ēdeme bil haggi iz garrabē gurbēnen fetukubbile min ehadihimē velem yütegabbel minel ē[k]hari gâle le egtülenneke gâle innemē yetegabbelullâhu minel müttegîn. (Maide 27)

Bismillahirrahmanirrahîm.

Gul men Rabbüs semēvēti vel erdı gulillēh. Gul efette[k]haztüm min dûnihi evliyēe lē yemlikûne li enfüsihim nef'av-vvelē darran gul hel yestevil ağmē vel basîru em hel testeviz-zulümētü ven-nûru em cealû lillēhi şürakē [k]halagû ke [k]halgıhî fe teşēbehel [k]halku aleyhim. Gulillēhu [k]hâligu külli şey'iv-ve hüvel vâhidul kahhâr. (Rad 16)

BEŞ AYETLER ANLAMI

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

Mûsâ'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri hakkıyla bilendir. (Bakara 246)

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, "Tadın yangın azabını!" diyeceğiz. (Al-i İmran 181)

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez." (Nisa 77)

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti. Öteki, "Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder" demişti. (Maide 27)

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki, "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki, "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir." (Rad 16)

FAZİLETLERİ

İmam-ı Buni Hazretleri diyor ki: “Kurân-ı Kerîm'de tesiri büyük öyle beş ayet vardır ki, okuyanı Allah'ın izniyle korkulan şeylerden emin kılar, bütün elem verici şeylere ve hastalıklara karşı koruyucu bir manevi kalkan görevi görür.”

Selman-ı Farisi'den rivayetle: “Ya Resullah! Hayatım boyunca çok günah işledim. Neredeyse ömrüm dahi sona erecek. Bana bir şey öğret ki, ömrüm uzun olsun, günahlarım mağfiret olsun ve muradım hasıl olsun” dediğinde Resulüllah (sav) bu beş ayeti kerimeyi öğretti ve buyurdular ki: “Bir kimse bu beş ayeti kerimeleri okursa ve üzerinde taşırsa, ömrü uzun olur, günahı mağfiret olunur ve muradı hasıl olur.”

Bu ayeti yazıp da üzerinde taşıyan kimseler, insanlar arasında hürmet görür ve nazardan korunurlar.

Hz. İbn-i Mesud'dan rivayetle: “Allah Rasulü ayat-ı hamse'yi hazerde, seferde, gazalarda okurdu. Allahü Teala ona her seferinde yardım etti ve fethi müyesser kıldı.”

Muhammed.net

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında hadis, siyer, sünnet, sahabe, Kur'an, dua vb. konularda yayın yapan islami bilgi sitesidir. facebook pinterest google external-link

Yorum Gönder

Yorumunuz çok önemli! Bu blogun aktif bir parçası olun.

Daha yeni Daha eski

نموذج الاتصال