Nebe Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Nebe Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Hakkında

Mekke döneminde inmiştir. 40 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen “enNebe’”kelimesinden almıştır. Nebe’, haber demektir. Sûrede, ölüm ötesi hayatın varlığını ispat çerçevesinde, kıyamet, öldükten sonra dirilme ve hesap için toplanma konularına yer verilmektedir.

Nuzül

         Mushaftaki sıralamada yetmiş sekizinci, iniş sırasına göre sekseninci sûredir. Meâric sûresinden sonra, Nâziât sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Konusu

         Sûrede ağırlıklı olarak kıyamet, öldükten sonra dirilme, hesap, ceza ve mükâfat konuları ele alınmış, Allah’ın varlık ve kudretini gösteren deliller ile melekler konusuna da yer verilmiştir.

NEBE SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Nebe Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Nebe Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti


NEBE SURESİ OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Amme yetesâelûn
2- Ani-nnebe-i-l’azîm
3- Ellezî hum fîhi muhtelifûn
4- Kellâ seya’lemûn
5- Śumme kellâ seya’lemûn

6- Elem nec’ali-l-arda mihâdâ
7- Velcibâle evtâdâ
8- Ve halaknâkum ezvâcâ
9- Ve ce’alnâ nevmekum subâtâ
10- Ve ce’alnâ-lleyle libâsâ
11- Ve ce’alnâ-nnehâra me’âşâ
12- Ve beneynâ fevkakum seb’an şidâdâ
13- Ve ce’alnâ sirâcen vehhâcâ
14- Ve enzelnâ mine-lmu’sirâti mâen śeccâcâ
15- Linuhrice bihi habben ve nebâtâ
16- Ve cennâtin elfâfâ
17- İnne yevme-lfasli kâne mîkâtâ
18- Yevme yunfehu fî-ssûri fete/tûne efvâcâ
19- Vefutihati-ssemâu fekânet ebvâbâ
20- Ve suyyirati-lcibâlu fekânet serâbâ
21- İnne cehenneme kânet mirsâdâ
22- Littâgîne meâbâ
23- Lâbiśîne fîhâ ahkâbâ
24- Lâ yezûkûne fîhâ berden velâ şerâbâ
25- İllâ hamîmen ve gassâkâ
26- Cezâen vifâkâ
27- İnnehum kânû lâ yercûne hisâbâ
28- Ve kezzebû bi-âyâtinâ kizzâbâ
29- Ve kulle şey-in ahsaynâhu kitâbâ
30- Fezûkû felen nezîdekum illâ ‘azâbâ
31- İnne lilmuttekîne mefâzâ
32- Hadâ-ika ve a’nâbâ
33- Ve kevâ’ibe etrâbâ
34- Ve ke’sen dihâkâ
35- Lâ yesme’ûne fîhâ lagven velâ kizzâbâ
36- Cezâen min rabbike ‘atâen hisâbâ
37- Rabbi-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ-rrahmân(i) lâ yemlikûne minhu hitâbâ
38- Yevme yekûmu-rrûhu velmelâ-iketu saffâ(n) lâ yetekellemûne illâ men ezine lehu-rrahmânu ve kâle savâbâ
39- Zâlike-lyevmu-lhakk(u) femen şâe-ttehaze ilâ rabbihi meâbâ
40- İnnâ enzernâkum ‘azâben karîben yevme yenzuru-lmer-u mâ kaddemet yedâhu ve yekûlu-lkâfiru yâ leytenî kuntu turâbâ

NEBE SURESİ ANLAMI

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle. 
1- Birbirlerine neyi soruyorlar?
2, 3- Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri büyük haberi (mi)?
4- Hayır, ileride bilecekler.
5- Yine hayır; ileride bilecekler.
6, 7- Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
8- Sizleri (erkekli-dişili) eşler halinde yarattık.
9- Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
10- Geceyi (sizi örten) bir elbise yaptık.
11- Gündüzü de geçimi temin zamanı kıldık.
12- Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
13- Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
14, 15, 16- Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
17- Şüphesiz hüküm ve ayırma günü belirlenmiş bir vakittir.
18- Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz.
19- Gök açılır ve kapı kapı olur.
20- Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
21, 22, 23- Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.
24- Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!
25, 26- Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
27- Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
28- Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
29- Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfûz’da) tamamıyla sayıp tespit ettik.
30- Kafirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
31, 32, 33, 34- Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
35- Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
36, 37, 38- Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
39- İşte bu, hak olan gündür. Artık dileyen kimse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.
40- Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.

Yorum yapın