Akşam Namazı İle İlgili Hadis-i Şerifler

Akşam Namazı İle İlgili Hadis-i Şerifler
Abdullah İbni Mugaffel radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem üç defa:

“Akşamın farzından önce (iki rek`at) namaz kılınız” buyurdu. Üçüncü defasında “Dileyen kılsın” diye ekledi.


| Buhârî, Teheccüd 35, İ`tisâm 27. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu 11; İbni Mâce, İkâmet 110.


Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sahâbîlerinden büyük zevâtın akşam olunca aceleyle direklere doğru durup (iki rek`at) namaz kıldıklarını gördüm”


| Buhârî, Ezân 14, Salât 95. Ayrıca bk. Nesâî, Ezân 39.


Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

– Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında güneş battıktan sonra ve akşam namazı’ndan önce iki rek`at namaz kılardık.



Ashaptan biri Enes’e:

– Bu namazı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de kılar mıydı? diye sordu.

Enes ona şu cevabı verdi:

– O bizim kıldığımızı görür, fakat bize kılın veya kılmayın, demezdi.


| Müslim, Müsâfirîn 302. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu 11


Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

“Biz Medine’de iken, müezzin akşam ezanını okuyunca, ashap aceleyle direklere doğru durup iki rek`at namaz kılarlardı. Öyleki yabancı biri mescide gelirdi de, bu iki rek`at namazı kılanların çokluğuna bakarak akşam namazının kılındığını zannederdi.”


| Müslim, Müsâfirîn 302


Mervan İbnu’l-Hakem anlatıyor: “Bana Zeyd İbnu Sabit (radıyallahu anh) dedi ki: “Sen niye akşam namazı’nda (kısâru’l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm’ın Tûlâ’t-Tûleyeyn’i okuduğunu işittim.”

| Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170).

Ebu Davud’un rivayetinde şu ziyade var: “…Dedim ki: Tula’t-Tüleyeyn nedir? Bana “el-A’raf”, öbürü de “el-En’âm” diye cevap verdi.”


Ümmü’l-Fadl (radıyallahu anha) anlatıyor:

“Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm’ın akşam namazında ve’l-mürselati urfen suresini okuduğunu işittim. Bundan sonra artık bize, ruhu kabzedilinceye kadar hiç namaz kıldırmadı.”


| Buhari, Ezan 98, Megazi 83; Müslim, Salat 173, (462); Muvatta, Salat 24, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (810); Tirmizi, Salat 230, (308); Nesai, İftitah 64, (2, 168).


Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm, A’raf suresiyle akşamı kıldırdı. Sureyi ikiye bölerek her iki rek’atte bir parçasını okudu.”

| Nesai, İftitah 67, (2, 170).


Cübeyr İbnu Mut’im radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm’ı akşam namazında et-Tûr suresini okurken işittim.”

| Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tur 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (811); Nesai İftitah 65, (2, 169).


Ebu Osman en-Nehdi anlatıyor: “İbnu Mes’ud (radıyallahu anh)’ın arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad’i okudu.”
| Ebu Davud, Salat 133, (825).


Abdullah İbnu Utbe İbni Mes’ud anlatıyor: “Resûlullâh aleyhissalâtu vesselâm akşam namazında Hâ-mim-ed-Duhan suresini okudu.”
| Nesai, İftitah 66, (2, 169).


Ebu Abdillah es-Sunâbihi anlatıyor:

“Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh’ın hilafeti sırasında Medine’ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım. İlk iki rek’atinde Fatiha ile (kısaru’l-mufassal denen) kısa surelerden birer sure okudu. Sonra üçüncü rek’ate kalktı. ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde “Rabbenâ lâ tuziğ kulûbena ba’de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente’l-Vehhab. (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet, sen çok lutfedenlerdensin)” ayetini okuduğunu işittim.”


| Muvatta, Salat 25, (1, 79).


Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:

“Müezzin akşam ezanını okuduğu zaman Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘ın ashâbından bir grup kalkıp mescidin sütunlarına doğru koşup Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (evinden) çıkıncaya kadar akşamdan önce ikişer rek’at nafile kılıyordu.”


| Buharî, Ezân 14, Salât 95; Müslim, Müsafirîn 303, (837); Nsâî, Ezân 39, (2, 28, 29).

Müslim’in rivayetinde şu ziyade var: “Bazan biryabancı gelip mescide girecek olsa, namaz kılanların çokluğunu görünce, akşamın farzını kılınmış zannederdi.”


Abdullah İbnu Mugaffel el-Müzenî (radıyallahu anh) anlatıyor:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) dediler ki:

“Akşamdan önce iki rek’at namaz kılın! ” (Efendimiz) sonra, insanların bunu bir sünnet yapmasından korkarak ” Dileyen kılsın” dediler. ”
| Ebu Dâvud, Salât 300,(1281); Buhari Teheccüt 35, İ’tisâm 27; Müslim, Müsafirîn 304, (838).


İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’la birlikte, akşam namazından sonra hâne-i saadetlerinde iki rek’at (nafileyi) kıldım.”
| Tirmizî, Salât 320, (432).


Ka’b İbnu Ucre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Benî Abdi’l-Eşhel mescidinde akşam namazını kılmıştı. Cemaat, farzı bitirince nafileyi kılmaya başladı. Bunu gören Resulullah: “Bu, evlerin namazıdır” buyurdular. ”
| Ebu Dâvud, Salât 304, (1300) ; Nesâî, Kıyâmu’l-Leyl 1, (3, 198, 199).
Nesâî’de şu ifade vardır: ” Size, bu namazı evlerde kılmanız gerekir.”


Mekhûl merfu olarak rivayet etmiştir: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki :
“Kim akşam namazından sonra hiç konuşmadan iki rek’at -bir rivayette dört- kılarsa namazı illiyyûna yükseltilir.”
| Rezin tahriç etmiştir. (Feyzu’l- Kadîr 6, 167)


Huzefye (radıyallahu anh) de benzer bir rivayette bulunmuş ve şu ziyadeyi yapmıştır:
“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) derdi ki: “Akşamın farzından sonraki iki rek’ati kılmada acele edin, çünkü onlar farz namazıyla birlikte yükselirler.”
| Rezîn ilavesidir. (Feyzu’l-Kadir 4, 307).


“Akşam vakti şafak kayboluncaya kadardır”
| es-San’ânî, I, 106
“Akşam, vaktinin sonu ufuk karardığı zamandır”
| Zeylaî, I, 230


“Kim akşam namazından sonra aralarında kötü bir şey konuşmaksızın altı rekat namaz kılarsa, (kıldığı bu altı rekatlık namaz) onun için on iki senelik ibadete denk kılınır.”
| Tirmizi, Salat, 431


“Her kim akşam namazından sonra altı rekat nafile namaz kılarsa, denizlerin köpükleri kadar olsa bile günahları affedilir.”
| Heysemi, Mecmuuz Zevaid, II / 230; Şevkani, III / 64


Ebû Hüreyre (Radıyallahu Anh)’den rivayet edildiğine göre Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sabah akşam camiye gider gelirse, her gidip gelişinde Allah Taâlâ o kimseye cennetteki ikramını hazırlar.”


| Buhârî, Ezân 37; Müslim, Mesâcid 285


Ebû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk Âişe (Radıyallahu Anhâ)’nın yanına gittik.
Mesruk ona:

-“Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor.” dedi.


Bunun üzerine Âişe (Radıyallahu Anhâ):

– “Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir?” diye sordu.

Mesruk da:

– (İbni Mes’ud’u kastederek) “Abdullah’tır.” cevabını verdi.

Bunun üzerine Âişe (Radıyallahu Anhâ):

– “Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de öyle yapardı.” dedi.

| Müslim, Sıyâm 49-50. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Savm 13; Nesâî, Sıyâm 23


Ebû Hüreyre (Radıyallahu Anh)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kim sabah akşam yüz defa ‘Sübhânallâhi ve Bi-hamdihî’ derse, onun söylediklerinin bir mislini veya daha fazlasını söyleyen kimse dışında hiçbir şahıs, kıyâmet gününde onun söylediğinden daha faziletli bir zikirle gelemez.”


| Müslim, Zikir 26. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 61


Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Akşamleyin şöyle dua ederdi:

“Allâhümme bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemût ve ileyke’l-masîr”


| Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 13. Ayrıca bk. İbni Mâce, Duâ 14


Ebû Hüreyre (Radıyallahu Anh)’den rivayet edildiğine göre; Ebû Bekir es-Sıddîk (Radıyallahu Anh) Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

– “Yâ Resûlallah! Bana sabahleyin ve akşamleyin okuyacağım mübarek kelimeleri belletseniz de okusam.” dedi.


O (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de:

– ” ‘Allâhümme fâtıre’s-semâvâti ve’l-ardi âlime’l-gaybi ve’ş-şehâdeti, rabbe külli şey’in ve melîkehû. Eşhedü enlâ ilâhe illâ ente. Eûzü bike min şerri nefsî ve şerri’ş-şeytâni ve şirkihî’ diye dua et ve bunu sabahleyin, akşamleyin ve yatağa yattığın zaman söyle!” buyurdu.

| Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 14, 95.


Abdullah İbni Hubeyb (Radıyallahu Anh) şöyle dedi; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu:

“Akşam ve sabah vakitlerinde Kul hüvallâhü ehad… ile “Muavvizeteyn sûrelerini” (Yani Felâk Suresi ve Nâs Suresi) üçer defa oku. Her türlü kötülükten korunman için bunlar sana yeter.”


| Ebû Dâvûd, Edeb 101; Tirmizî, Daavât 116. Ayrıca bk. Nesâî, İstiâze 1


Âişe (Radıyallahu Anhâ) şöyle dedi:

“Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle namazının farzından önce benim evimde dört rek’at namaz kılar, sonra mescide çıkıp halka öğle namazının farzını kıldırırdı. Daha sonra eve gelerek iki rek`at namaz kılardı. Cemaate akşam namazını kıldırdıktan sonra evime gelerek iki rek’at sünnet kılardı. Yatsı namazının farzını kıldırdıktan sonra yine evime gelerek iki rek’at sünnet kılardı.”


| Müslim, Müsâfirîn 105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu 1.


Cübeyr İbnu Mut’im (Radıyallahu Anh) anlatıyor:

“Resûlullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i akşam namazında “Tur” suresini okurken işittim.”


| Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tur 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23, (1, 78); Ebu Davud, Salat 132, (811); Nesai İftitah 65, (2, 169).


Ebu Osman en-Nehdi anlatıyor:

“İbnu Mes’ud (Radıyallahu Anh)’ın arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kul hüvallâhü ehad…‘i okudu.”


| Ebu Davud, Salat 133, (825).


Abdullah İbnu Utbe İbni Mes’ud anlatıyor:

“Resûlullâh (Aleyhissalâtu Vesselâm) akşam namazında “Duhan Suresini okudu.”


| Nesai, İftitah 66, (2, 169).


Mervan İbnu’l-Hakem anlatıyor:

“Bana Zeyd İbnu Sabit (Radıyallahu Anh) dedi ki: “Sen niye akşam namazında (kısâru’l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resûlullâh (Aleyhissalâtu Vesselâm)’ın Tûlâ’t-Tûleyeyn’i okuduğunu işittim.”


| Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170).

|Ebu Davud’un rivayetinde şu ziyade var: “…Dedim ki: Tula’t-Tüleyeyn nedir? Bana “el-A’raf”, öbürü de “el-En’âm” diye cevap verdi.”


Hz. Aişe (Radıyallahu Anhâ) anlatıyor:

“Resûlullâh (Aleyhissalâtu Vesselâm), “A’râf Suresiyle akşamı kıldırdı. Sureyi ikiye bölerek her iki rek’atte bir parçasını okudu.”


| Nesai, İftitah 67, (2, 170).

Bir Cevap Yazın

Daha yeni Daha eski